Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi yönetiminin en büyük önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu ifade etti. Mart ayı verileri ışığında hazırlanan programın kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Şimşek, 2026 yılı için belirlenen yüzde 20’nin altındaki enflasyon hedefinin korunduğunu duyurdu
Ekonomi yönetiminin dümendeki ismi Mehmet Şimşek, Mart ayında yaptığı değerlendirmelerde, uygulanan ekonomi programının ana odak noktasının enflasyonu tek haneye indirmek olduğunu yineledi. Fiyat istikrarı sağlanmadan sürdürülebilir bir büyümenin mümkün olmayacağına dikkat çeken Bakan Şimşek, bu sürecin sabır ve kararlılıkla yönetildiğini belirtti. Şimşek, para ve maliye politikalarının eş güdüm içerisinde ilerlediğini ve makroekonomik dengelerin her geçen gün daha da güçlendiğini ifade etti.
Enflasyonda düşüş süreci ve 2026 hedefleri
Bakan Şimşek, enflasyonda kademeli düşüş sürecinin başladığına işaret ederek orta vadeli hedefleri paylaştı. Ekonomi yönetiminin projeksiyonlarına göre, enflasyonun orta vadede tek haneli rakamlara indirilmesi temel vizyon olarak korunuyor. Özellikle 2026 yılı sonu için hedeflenen yüzde 20’nin altındaki enflasyon oranına ulaşmak adına gerekli tüm enstrümanların kullanıldığını belirten Şimşek, baz etkisinin ve sıkılaşma adımlarının önümüzdeki aylarda daha net görüleceğini dile getirdi.
Yürürlükteki programın başarısı için üç ana hedefe odaklandıklarını açıklayan Şimşek, bu başlıkları şöyle sıraladı:
-
Fiyat İstikrarının Sağlanması: Enflasyonun kontrol altına alınarak öngörülebilirliğin artırılması.
-
Bütçe Disiplininin Korunması: Kamu maliyesinde dengenin sağlanması ve kaynakların verimli kullanılması.
-
Sürdürülebilir Büyümenin Desteklenmesi: Üretim ve ihracat odaklı bir büyüme modelinin kalıcı hale getirilmesi.
Piyasalara Güven ve Öngörülebilirlik Mesajı
Yatırımcı güvenini artırmanın ekonomi programının en önemli çıktıları arasında yer aldığını söyleyen Şimşek, uluslararası piyasalarda Türkiye’ye olan ilginin arttığını vurguladı.
“Uyguladığımız program sayesinde ekonomik dengeler güçlenecek ve öngörülebilirlik artacaktır”
diyen Bakan, yapısal reformlarla desteklenen bu sürecin Türkiye’nin risk primini düşürdüğünü ve dış kaynak akışını hızlandırdığını belirtti.
Sürecin Vatandaşa Yansıması Nasıl Olacak?
Ekonomi yönetimi, alınan sıkı tedbirlerin ve kararlı duruşun doğrudan vatandaşın günlük hayatına olumlu yansıyacağını öngörüyor. Programın başarıyla ilerlemesiyle birlikte;
-
Fiyat artış hızının yavaşlaması (dezenflasyon), * Halkın alım gücünün istikrarlı bir zemine oturması, * Piyasalarda belirsizliğin azalarak genel istikrarın sağlanması, bekleniyor. Bakan Şimşek, refah artışının ancak düşük enflasyon ortamında kalıcı olabileceğini hatırlatarak, bu yoldan taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.








