Bu yıl 20. yılımı kutluyorum sanat hayatımda…
20 yıllık kariyeriyle Türk Pop’unda ayrı bir yerde! Albümlerini ve şarkılarını hep birlikte söylemeye doyamıyoruz… “Retro 1” albümü ile büyük ses getirmişti, şimdi ise “Retro 2” ile yeniden buluşmaya hazırlanıyor Sevgili Betül Demir… Kariyeri ve yeni projelerini konuştuğumuz bu özel röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz…
Röportaj: Sertaç Darcan
Opera Şan bölümü mezunsunuz… Sesinizi ilk nerede nasıl keşfettiniz?
Müzikle doğduğumu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bunu ilk fark eden kişi babam oldu. Henüz 1,5 yaşındayken duyduğum şarkıları mırıldanmaya başlamışım ve o günden bugüne müzik hayatımın en önemli parçası oldu.
Bildiğim kadarıyla Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde de dersler aldınız?
Evet…
Nasıl bir dünya orası neler kazandırdı size?
Çok şey kazandırdı tabi ki… Ben müzik bölümünde okudum, ama aynı zamanda oyunculuk bölümündeki arkadaşlarımla da birlikte çalışarak onların derslerini de deneyimlemiş oldum. Oyunlarda bazen birlikte çalışırdık. Bu sayede Müjdat Gezen Tiyatrosu’nda üç yıl boyunca iki ayrı müzikalde başrol oynama fırsatı buldum ve efsanelerle aynı sahnede o heyecanı yaşadım.
Yıl 2006’yı gösterdiğinde ilk albümünüz “Ayrılığın El Kitabı” piyasaya çıkıyor… İlk albüm ile Türk Pop müziğinde yerinizi aldınız… İlk hayal ilk albüm ne düşündürdü size?
Çok iyi tepkiler aldım. Albüm çıkar çıkmaz tüm radyolar “Yaz Geliyor” çalmaya başladı. Bu albümle birlikte ise; en iyi çıkış yapan şarkıcı ve albüm ödülleri aldım, büyük konserler başladı. Herkes yolumun uzun olacağını söylüyordu ve gerçekten de öyle oldu. Bu yıl 20. yılımı kutluyorum.
Peki, sektöre atılan ilk adım ile umduğunuz gibi bulabildiniz mi Türk Pop’unu o dönem?
Buldum evet… Ama 2 yıl sonra hızlıca değişti her şey; daha polemikler üzerinden kuruluydu her şey!
Şimdi sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sektör hep bir kurgu döngüsünde ve ben hiçbir zaman bu kurguya alet olmadım. Kendim olmayı ve iyi müzik yapmayı tercih ettim. Çünkü o sahte ve kargaşa dolu enerjiler çok benlik değil.
Dile kolay 20 yıllık bir kariyeriniz var… Bir cümle ile neler söylemek istersiniz?
Her gün her an şükürle doluyum. Yaradan böyle bir yetenek verdiği için ve yeteneğimle hayatımı sürdürebildiğim için. Çok mutluyum şarkı söylemek benim yolum, şarkıcılık benim kutsalım…
Şimdi az önce evet sektöre değindiniz ama şöyle bir baktığımızda artık albümler kalmadı ve şarkılar eskisi gibi tutmuyor… Ne değişti size göre? Ya da neler oluyor tam olarak?
Dünya değişti 🙂 … Her şey çok hızlı! Ben hıza ayak uyduran taraftayım. Şarkılarda öyle hızlıca girip hayatımıza çıkıyorlar… Bu da böyle bir dönem, garip gelse de içindeyiz bir şekilde!
Üst üste birçok şarkın yayınlandı… En son Retro 1 çıktı… Sahi bu proje nasıl hayat buldu?
“Uykumda Bile” şarkım hâlâ çok iyi gidiyor, radyolarda çalıyor… Son dönem değişmeyen tek şey, geçmişe olan özlem. Herkes cover söylüyor; sahnede, konserlerde, dizilerde, radyolarda, filmlerde… hep eskiler dönüyor.
Ben de kariyerimin başından beri kendi şarkılarımın yanı sıra Barış Manço, Cem Karaca, Kayahan, Sezen Aksu ve nice efsanenin şarkılarını söylüyorum. Bunu sadece konserlerimde değil, herkesin duymasını istedim. “Dönence” ve “Bir Gün Belki Hayattan” da benim sesimle sevildi ve hâlâ seviliyor. İyi ki de öyle yaptım 🙂
Devamı gelecek mi?
Eylül ayında “Retro 2” geliyor…
Yeni projeleriniz neler olacak?
Mayıs ayı ve Temmuz ayında 2 yeni şarkıyla dinleyicimle buluşuyorum… Konser takvimim de bir hayli yoğun…
Çok teşekkür ederim konuğum olduğunuz için, son olarak neler söylemek istersiniz?
11 Nisan’da Ankara konserimde buluşmak üzere… Çok özledim Ankara’yı ve dinleyicilerimi 😊 Özel bir repertuvar hazırladım çok da heyecanlıyım pandemiden beri ilk kez buluşuyoruz…
Sevgilerimle…








