DİJİTAL DÜNYANIN SOSYOLOJİK RÖNTGENİ
1. Hocam, sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Akademik yolculuğunuz nasıl başladı ve eğitim sosyolojisine yönelmenizin özel bir nedeni var mıydı?
Akademik yolculuğum, eğitimin yalnızca sınıf içinde gerçekleşen bir süreç olmadığı; toplumsal değişimle birlikte şekillenen dinamik bir alan olduğu düşüncesiyle başladı. Eğitim sosyolojisine yönelmemin temel nedeni, birey ile toplum arasındaki ilişkinin en görünür zeminlerinden birinin eğitim olmasıdır. Öğretmen, öğrenci, aile ve devlet arasındaki etkileşimi anlamadan ne gençliği ne de toplumsal dönüşümü doğru okuyabiliriz. Çalışmalarımda daima bu çok katmanlı ilişkiyi merkeze aldım.
2. Gençlik, dijital kültür ve sosyal medya üzerine çalışmaya ne zaman karar verdiniz? SODİMER’i kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Gençlik, dijital kültür ve sosyal medya üzerine yoğunlaşmam, teknolojinin toplumsal dönüşüm hızının akademik tartışmaların önüne geçmesiyle oldu. Gençler artık kimliklerini yalnızca fiziksel dünyada değil, dijital platformlarda da inşa ediyor. Bu durum sosyal medyayı bir iletişim aracından öte, sosyolojik bir alan hâline getirdi. Bu perspektifle kurduğumuz SODİMER, akademik bilgi ile sahadaki ihtiyacı buluşturmayı amaçlayan bir yapı olarak ortaya çıktı. Amacımız eleştirmekten çok ölçmek, analiz etmek ve çözüm üretmekti. ayrıca Türk dünyasına hizmet üretiyoruz Bakü Kıbrıs Üsküp Gagavuzya gibi Türk
topraklarında da çalışmalar yapıyoruz. 3. Akademisyen kimliğinizin yanında sık sık televizyon programlarına katılıyor ve kamuoyuna yorumlar yapıyorsunuz. Medyada görünür olmak bir akademisyen için avantaj mı, risk mi? Akademisyen kimliği ile medya görünürlüğünü birlikte yürütmek hem avantaj hem risktir. Bilginin toplumla buluşması kıymetlidir; ancak popülerlik ile bilimsel ciddiyet arasındaki denge korunmalıdır. Akademisyen, ekranın hızına kapılmadan veriye dayalı konuşmalı ve mesafesini muhafaza etmelidir.
4. Türkiye’de sosyal medya kullanımı sizce bilinçli mi yoksa kontrolsüz mü? Aileler çocuklarını dijital dünyada gerçekten koruyabiliyor mu?
Türkiye’de sosyal medya kullanımı yaygın fakat dijital okuryazarlık seviyesi aynı oranda gelişmiş değil. Aileler çocuklarını korumak istiyor; ancak çoğu zaman teknik ve pedagojik donanım eksikliği yaşıyor. Yasaklamak yerine bilinçli rehberlik ve dijital ebeveynlik yaklaşımı geliştirilmelidir.
5. Influencerlar sizce birer rol model mi, yoksa sadece içerik üreticisi mi? Bu sorumluluğun farkındalar mı?
Influencerlar günümüzde gençler için erişilebilir rol modeller hâline gelmiştir. Ancak rol model olmak ciddi bir etik sorumluluk gerektirir. Her içerik üreticisi bu farkındalığa sahip değil. Etki gücü arttıkça sorumluluk da artmalıdır.
6. Türkiye’de sosyal medya bağımlılığı hangi seviyede? Özellikle gençler ve çocuklar için en büyük tehlike nedir?
Türkiye’de sosyal medya bağımlılığı özellikle gençler arasında dikkat çekici düzeydedir. En büyük risk zaman kaybından ziyade kimlik kırılganlığı ve sürekli onaylanma ihtiyacıdır. Beğeni kültürü gençlerin özgüvenini ve dikkat sürelerini olumsuz etkileyebilmektedir.
7. Türkiye’de influencerlık sizce gerçek bir meslek mi yoksa geçici bir popülerlik dönemi mi?
Influencerlık artık ekonomik karşılığı olan bir alandır; bu nedenle tamamen geçici bir popülerlik olarak görülemez. Ancak sürdürülebilirliği etik ilkelere, içerik kalitesine ve şeffaflığa bağlıdır.
8. Takipçi, beğeni veya etkileşim satın alan fenomenler hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu durum dijital bir aldatma sayılır mı?
Takipçi veya etkileşim satın almak ise dijital güveni zedeleyen bir aldatma biçimidir ve uzun vadede itibarı aşındırır.
9. Devlet sosyal medya konusunda daha sert düzenlemeler yapmalı mı? Influencer gelirleri ve denetim sizce yeterli mi?
Devletin düzenleyici rolü önemlidir; fakat özgürlük ile denetim arasında dengeli bir yaklaşım gerekir. Vergilendirme ve şeffaflık konusunda adımlar atılmış olsa da etik standartların güçlendirilmesi gerekmektedir.
10. Son olarak; sosyal medya Türkiye’yi mi dönüştürüyor, yoksa Türkiye sosyal medyayı mı dönüştürüyor? Influencer Gazetesi okuyucularına mesajınız nedir?
Son olarak; sosyal medya Türkiye’yi dönüştürürken Türkiye de kendi kültürel kodlarıyla sosyal medyayı dönüştürüyor. Bu karşılıklı etkileşim sürecinde önemli olan bilinçli, etik ve üretken bir dijital kültür inşa etmektir. Influencer Gazetesi okuyucularına mesajım; dijital dünyada sadece görünür olmayı değil,
değer üretmeyi hedeflemeleridir.








