MÜZİĞİN Köklerine Yolculuk
Türk halk müziğinin sevilen yorumcularından sanatçı, müziği hayatın ve hatıraların bir parçası olarak gördüğünü belirterek çocukluk anılarından sanat yolculuğuna uzanan süreci samimiyetle anlatıyor
Sazınızı elinize aldığınızda ya da o içli türküleri söylemeye başladığınızda, zihninizde canlanan ilk manzara ne oluyor? Bizi çocukluğunuzun o hatırasına götürür müsünüz?
Dedemin elimden tutup benidolaştırdığı ve bana türkülersöylettiği o anlar canlanırhatıralarımda. Müziğe dairilk adımlarım o sıcak temasla başlar.
“Türküler toplumun hafızasıdır” derler. Sizin hafızanızda en derin izi bırakan, “bu türkü beni anlatıyor” dediğiniz o özel eser hangisi?
Babamın vefatı döneminde “Ruhumda Sızı” eserini keşfetmem ve o an yaşadığım acıyı birebir anlatması, bu eseri benim için çok özel bir yere koyar.
Geleneksel müziği modern bir dokunuşla ama ruhunu bozmadan icra ediyorsunuz. Bu dengeyi korurken “ah bir yanlış yaparsam” korkusu yaşıyor muydunuz?
Benim için aslolan manadır. Manayı takip ettiğim ve özüne sadık kaldığım için açıkçası böyle bir endişe taşımıyorum.
SAMİMİYET VE HAYATIN İÇİNDEN
Sizi dinleyenler sesinizde hep bir “huzur” ve “memleket hasreti” buluyor. Peki, Ender Balkır kendi içinde en çok neyin
hasretini çekiyor?
En çok babamın ve zamansız kaybettiğim dostlarımın hasretini çekiyorum.
Sahne ışıkları kapandığında, alkışlar dindiğinde evinize döndüğünüzde nasıl bir Ender var?
Eğer İstanbul’daysam hemen evime döner ve tüm vaktimi aileme ayırırım. Benim en huzurlu limanım orasıdır.
Sizi hiç tanımayan birine kendinizi üç kelimeyle anlatacak olsanız, bu kelimeler ne olurdu?
İnsan kalmaya çalışan, işini layıkıyla yapmaya gayret eden ve doğal.
SANAT VE GELECEK
Dizi müzikleriyle türküleri genç kuşağa yeniden sevdirdiniz. Gençlerin türkülerle kurduğu bu yeni köprüyü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türküler her dönemde Anadolu insanının hayatına dokunmuştur; acılar ve mutluluklar üzerine yakılmıştır. Mühim olan doğru anlatmaktır.
Eğer doğru anlayıp doğru anlatabilirseniz, türküleri her yaşa sevdirebilirsiniz. Bu benim değil, türkülerin kendi gücüdür.
Sanat yolculuğunuzda “iyi ki yapmışım” dediğiniz en büyük dönüm noktası neydi?
Matematik öğretmenliğini bırakıp tamamen müziğe yönelme kararım. Kurulu bir düzeni ve garantili bir mesleği bırakıp belirsiz bir yola çıkmak çok zordu. Ama o gün o cesareti göstermeseydim, bugün ruhum eksik kalırdı.
Eğer bir gün müziğe ara vermeniz gerekseydi, hayatınızı neyle doldururdunuz?
Kesinlikle toprakla uğraşırdım. Doğaya ve toprağa dokunmak beni rehabilite ediyor. Bir köyde, küçük bir bahçe ve birkaç ağaçla, toprakla hemhal olurdum.
KISA KISA
En çok hüzünlendiğiniz türkü:
Ruhumda Sızı
Sizi en çok ne güldürür:
Oğullarım 🙂
En sevdiğiniz yöre mutfağı:
Gaziantep
Başucunuzdan ayırmadığınız o kitap:
O Ağacın Eğitimi








